SAZIYLA SÖZÜYLE SİZE YOLDAŞ BİR İHVANİ

METİN ÇİYAYİ
Sİ NEWS – TORONTO

IMG_1553 1Yıllarca müzikle demlendi. Bıkmadan, usanmadan  çaldı, söyledi ve sonunda halkla buluştu. Koçgiri’den yola çıkmış binlerce hayalin, nice stranın ve bir o kadar da  masalın içinde büyüyerek bugünlere geldi. Acıyı bal eyledi, balı yol eyledi ve yolu  söz eyledi misali , ne yaparsa yapsın, hangi işte çalışırsa çalışsın O’nun  önceliği hep müzik oldu. O, ancak çaldığı zaman yaşadığını anlıyor,  söylediği zaman yaşam kulvarında yürüdüğünü ve bu nedenle  nefes aldığını biliyordu. Alevi-Bektaşi müziğine evrensel bir bakış getiren Ahmet  İhvanı’nın 2. albümü, bir yıllık yoğun bir çalışmanın ardından  ‘Dem U Dem’ adıyla ve  Kalan Müzik etiketiyle yayınlandı. Bir yıllık yoğun repertuar ve stüdyo çalışmasıyla sevenleriyle buluşan Ahmet İhvani, her albüm müzikte bir yenilik, yeni bir soluk getirmeli diyor ve Si News Okurlarıyla buluşuyor.

Sİ NEWS – Sevgili Ahmet, öncelikle tebrik ediyoruz.

  1. İhvani – Çok teşekkür ederim.

Sİ NEWS – Kısaca bize Ahmet İhvani’yi anlatırmısıniz?

  1. İhvani – Bir Newroz sabahı dünyaya gelmişim annemin söylediğine göre:) Kocgiri’nin bir dağ köyünde… Bağlama ve Alevi-Bektaşi müziği ile çok küçük yaşlarda tanıştım. Tam olarak hatırlamıyorum fakat ilkokul 3. Sınıf olabilir. Pek çok Kızılbaş-Kürt ailede olduğu gibi bağlama bizde de bir gelenektir. Dededen toruna süregelen bir gelenek ve kültür. Bu geleneği sürdürmek boynumuzun borcu oldu. 1988 yılında İstanbul’a göç ettik. İstanbul’da 10 yılım geçti ve müzikle dolu dolu bir 10 yıl oldu. Sonrası malum…

IMG_1524 1Sİ NEWS – Kaç yılında Kanada’ya geldiniz ve bir sakıncası yoksa Kanada’ya gelmenizin temel nedeni nedir?

  1. İhvani – Kanada’ya 1998 yılında geldim. Çok da kolay vermiş olduğum bir karar değildi açıkçası. Çok gençtim ve arkamda bırakacağım müthiş fırsatlarla dolu bir gelecek olabilirdi, özellikle de müzikal açıdan! Bu beni ciddi derecede üzüyordu. Fakat hem ekonomik hem de politik olarak ciddi sıkıntılar yasadığımız yıllardı. Kısaca, bir çok insani olduğu  gibi doksanlarda yaşanan o çalkantılı zamanlar bizim hayatımızı da olumsuz etkiledi…Bizi de savurdu… Ben ve pek çok arkadaşım farklı ülkelerin yolunu tutmak zorunda kaldık…

Sİ NEWS – Koçgirili bir ailenin çocuğusunuz. Katliam, sıla, savaş ve barış gibi  çok yakın olarak yaşadığınız ve hissettiğiniz bu olayların ve  duyguların  sizin ruhunuza  etkisini ve bunun müziğinize yansımasını anlatabilir misiniz?

  1. İhvani – Dediğim gibi, ben Koçgiri’de doğdum. Koçgiri Katliamı benim dünyaya gelişimden yaklaşık 60 yıl önce olmuş. Fakat dedemden ve özellikle babamın halası Gule haladan çokça dinledim katliamın hikayesini. Daha sonra da okuduklarımdan öğrendim. Bu yüzden çok küçükken öğrendim kim olduğumu ve hayatin bizim açımızdan ne kadar zor olacağını. Bu durum, benim müziğime elbette “duygu” olarak yansıdı. Koçgiri ağıtlarını dinledikçe biriktirdim duygularımı. Bu da beni bir müzisyenden daha ziyade duyarlı bir insan yaptı diyebilirim.

Sİ NEWS – Kanada’da Yaşıyorsunuz ve  sık sık Türkiye’ye gidiyorsunuz. Çok kültürlü Kanada ile Türkiye’yi kıyasladığınızda  yaşam tarzı ve davranış biçimleri acısından  ne gibi farklarla karşılaşıyorsunuz?

  1. İhvani – Bugüne baktığımızda, giderek geriye giden bir Türkiye görüyoruz. Her bakımdan saymakla bitiremeyeceğimiz farklılıklar var maalesef! Müzik de giderek

yozlaştırıldı ve sahiden ürkütücü bir süreç yasıyoruz. “Tutarsızlık” her platformda hakim olmuş. Çok renklilik yerine tek renk, çok kültürlülük yerine ise tamamen kültürsüzlük! Ve bunlar zorbalıkla hakim kılınmaya çalışılıyor. Bu durum karşıt görüşlü insanların yaşamını tabii ki çok meşakkatli kılıyor.Kanada’da ise durum bunun tam tersi. Kanada; müzisyenin ya da herhangi bir bireyin, düşünsel, eylemsel  ya da yaratıcılık anlamında ruhunu ve iradesini tamamen özgür bırakıyor. Bu durum yaşamı oldukça kolaylaştırıyor.

Sİ NEWS – Müzik piyasası ve çalışma alanında Türkiye ve Kanada arasında ne gibi farklar olduğunu düşünüyorsunuz?

  1. İhvani – Kanada’da siz de takdir edersiniz ki dünyanın pek çok ülkesinden insanlar var. Komuniteler var. Her komünitenin kendi sanatçıları var ve kendi müziklerini kendi dillerinde özgürce yapabiliyorlar. Bunu diğer sanatçılarla da yapmak pekala mümkündür ki ben bunun için kendimi örnek gösterebilirim. Az önce ifade ettiğim gibi Kanada çok renkli ve çok kültürlü. Türkiye’de ise oldukça farklı . Mesela ben Dem U Dem’in kayıtlarını 2015 yılı başında tamamladım ve Kalan Müzik de Temmuz’da yayınladı. Hemen öncesinde genel secimler oldu ve bir anda ülkedeki durum tabiri caizse 180 derece değişti.

O kadar umutluydum ki Dem U Dem’den, özellikle  Kürtçe olması ve bir aşk ezgisi olması itibarıyla kimsenin yadırgamayacağı bir klam olarak düşünüyordum.  Fakat bugün geldiğimiz süreç dinleyenlerimi, Dem U Dem’i sosyal medyada dahi paylaşmaktan çekinir hale getirdi. Bugün pek çok Kürt sanatçı geçmişte olduğu gibi sadece Türkçe söylemeye zorlandı çaresizce…Dolayısıyla, Kanada ile Türkiye arasındaki fark;  Kanada, müzisyenin ruhunu özgür bırakıyor. Aslında bütün batıda bu böyle. Burada dünyanın farklı ülkelerinden gelen çok kaliteli müzisyenlerle konserler verdik. Dem U Dem’de keza çok kültürlülük mevcut. Bulgaristan, Ukrayna, Hindistan, Meksika, Iran, Kanada’dan müzisyenler enstrümanları ile katkıda bulundular. En önemlisi, bu müzisyenler bu işi gönülden yapıyorlar. Türkiye’de ise ticari kaygı ne yazık ki biraz daha on planda…

IMG_1543Sİ NEWS – Sizin için Müzik neyi İfade ediyor?

  1. İhvani – Tek bir cümlede ifade etmem gerekirse, müzik insanin ruhunu özgürleştiriyor…

Sİ NEWS – Kendinize örnek aldığınız üstadılar kimler ve en çok sizi etkileyen yanları neler ? Kısacası Kendi müziğinizin yanı sıra, sıkça dinlediğiniz, ilham, derinlik ve ruhaniyet aldığınız başka müzisyenler var mı?

  1. Ihvani – Ben müzik egitimi almaya başladığım, bağlamayı bilinçli ve ciddi biçimde çalmaya başladığım yıllarda Feyzullah Çinar dinlerdim sürekli. Bir de Neşet Ertaş. Bugün ise müziğinden etkilendiğim, dinlemekten usanmadığım iki müzisyen var. Birisi adaşım Ahmet Aslan, diğeri ise Erkan Oğur. Ahmet Aslan’la Dem U Dem’de Birlikte icra ettiğimiz bir eser de var. Kendisine buradan bir kez daha özverisi ve dostluğu için teşekkür ediyorum…

Sİ NEWS – Bati müziği ile aranız nasıl? 

İyi bir jazz ve klasik müzik dinleyicisi olduğumu söyleyebilirim.  Festivalleri, konserleri ve bar performanslarını vakit buldukça takip etmeye çalışıyorum.

Sİ NEWS –  Sınırları ve insanlar arasındaki buzları yıkan müziğin gücü hakkında bir yorum istesem?

  1. İhvani – Müziğin dili, dini ve ırkı yoktur. Bu yüzden evrenseldir.

Sİ NEWS – Dünya küçük bir köy halini alıyor, sınırlar ortadan kalkıyor. Farklı kültürler birbiri arasında entegre oluyor. Bu bağlamda kültürel küreselleşme hakkında düşünceleriniz nedir?

  1. İhvani – Kültürel küreselleşme maalesef dünyanın her köşesinde aynı biçimde algılanmıyor. Bu yüzden kültürel bir küreselleşmeden söz edebilmek çok zor. Ortadoğu kan gölüne dönmüş, insanların gereksiz yere savaşmak zorunda bırakıldığı bir süreç yaşanıyor. Orada insanlar müzik yapamıyor çünkü daha çok mermiden korunmak kaygısı var… Bati emperyalizmi, globalleşmeden bahsederken, Afrika’da açlıktan ölen insanları, Ortadoğu’da gereksiz yere savaştırılan insanların yasadığı coğrafyayı bu küreselleşmeden ayrı mı tutuyor? Önce buna cevap aranması gerek…

Sİ NEWS – Global müzik arenasını göz önüne alırsak kendi müziğinizi nasıl  konumlandırıyorsunuz?

  1. Ihvani – Alevi-Bektaşi müziği, son yıllarda çok merak edilen bir konumda. Ethnomuzikologlarin verdiği konferanslarda bunu hissediyorum doğrusu. Dr. Irene Markof bu konuda çok etkili sunumlar gerçekleştirdi Kanada’da ve dünyanın farklı ülkelerinde. Dolayısıyla, ben en azından merak edilen ve araştırılan bir noktada olduğumuzu düşünüyorum. Benim çalışmalarımla tanışan farklı kültürden insanlar ve müzisyenler çok etkilendiklerini söylüyorlar.Sanırım bu yüzden pek çok yabancı müzisyenle çalışabiliyorum ve aynı sahneyi paylaşabiliyorum.

Sİ NEWS – Toronto’da bağlama eğitimi verdiğinizi biliyoruz. Bağlamaya olan ilgiden ve öğrenci kitlenizden bahseder misiniz?

  1. Ihvani – Bildiğiniz üzere; Kanada’da okullarda öğrenciler müzik ve enstrüman eğitimi almaya teşvik ediliyor. Bu gerçekten çok güzel. Fakat genel olarak bati enstrümanları öğretiliyor. Türkiyeli aileler çocuklarının bati kültürünün yanında Anadolu kültürünü ve müziğini de tanıyıp, bağlama çalarak bu kültürü ileriki nesillere taşımaları konusunda oldukça duyarlı bir tutum içindeler. Benim öğrenci kitlem tabii ki yalnızca bununla sinirli değil. Türkiyeli çocuklar ve yetişkinlerin yanında, farklı ülkelerden Kanada’ya gelen profesyonel müzisyenler de  oldukça ilgili.

Sİ NEWS –  Sevenlerinize yeni çalışmalarınızdan söz etmek ister misiniz?

  1. İhvani – İleriye dönük bazı projelerim var. Açıklamak için henüz erken:))

Sİ NEWS –  Sevgili Ahmet çok teşekkür ederim.

  1. İhvani – Ben teşekkür ederim. Büyük keyifti benim için