Amedspor kimin ötekisi?

Kürdler futbola bulaşana kadar, durum devlet için iç açıcıydı. Ne zaman ki Kürdler de futbola merak saldılar işte o zaman futbolun çarkı da dönüverdi.Amedspor-01

Yavuz Özcan  

IMPNews – Geçen günlerde Amedsportif Faaliyetler Kulübü, 2. Olağanüstü Genel Kurulu’nu Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (DESOB) toplantı salonunda gerçekleştirdi. Kongre, geçirdiği trafik kazası sonucu yaşamını yitiren Şeyhmus Özer için yapılan saygı duruşu ve kısa film gösteriminin ardından başladı. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır milletvekilleri Ziya Pir ve Sibel Yiğitalp’da katılmıştı kongreye.

Toplantıda konuşan kulüp Eş Başkanı Nurullah Edemen, Amedspor’un kurulduğu günden bugüne kadar baskı ve saldırılara maruz kaldığını kaydetti. Camialarının her geçen gün büyüdüğünü söyleyen Edemen, sağlam altyapı oluşturmak için çalışmalarının devam ettiğini dile getirmişti.

Futbol, bir sahada 22 adamın topun peşinden koşturması mıdır? Tabi ki de ‘Hayır.’ Futbol seyir zevki yaratan, anlayanın en küçük şeyden bile tat alabileceği bir spordur. Futbol toplumcudur. İyi bir on birin 90 dakika nasıl işbirliği sergileyebildiği açısından büyütülerek örneklenebilecek bir oyundur. Futbol o kadar ilginçtir ki, kahveye maç seyretmeye gittiğinizde ‘meymenetsiz’ dediğiniz, daha önce hiç tanımadığınız bir adamla maç boyu muhabbet edip maç sonu selamlaşıp ayrıldığınız bir sosyalleşme aracıdır da.

Üzerinizdeki siniri, sövüp, sayıp, el kol hareketleriyle, avazınızca bağıra çağıra seyrederek sizi deşarj eden bir rehabilitasyon vasıtasıdır da. Aslında futbol sadece ayakla oynanan bir spor değildir, ‘beynin ulaştığı’ en son yer olan ayaklarla oynanan bir spordur. Fiziksel ve zihinsel bir mücadeleye giriştiğiniz, hafta da bir defa da olsa hakkıyla oynadığınızda sizi zinde tutacak bir sağlık gerecidir. Futbol ‘bir cacık olmaz’ denen adamların kenar mahallerde hapçılıktan kurtulup dünyayı ayaklarına çivilemelerini sağlayan bir endüstridir de.

Ekonomik kriz mi varmış, siyasi gerilim mi varmış, İçme suları hızla azalıyor muymuş, her şeye zam mı geliyormuş, insan hakları ayaklar altında mıymış, yolsuzluk-rüşvet mi varmış, kadın cinayetleri mi varmış, özgürlükler mi kısıtlanmış, insanlarmı hergün öldürülüyormuş, bunun gibi birçok soruyu bir kenara iten ve sadece maç başladığında tek beklentisinin takımının alacağı 3 puan olan kişilerin izlediği bir spordur. Diktatorlükler de futbol sahaları halkları uyutan büyük beşikler olarak algılanılır ve böyle kullanılır. Müslüm baba şarkıların da her yanını jiletleyerek kendisini ifade etmeye çalışan hayranlarla, statlara döner bıçakları ve baltalarla giren taraftar da buna dünden rıza göstermiş olduğundan, devletle halk ilişkisi arabesk ve futbol alanında bir paralellik arzetmektedir…

Kısaca böyle tanımlana bilinen futbol da istisnalar da var. Taki Kürdler de bu işe bulaşana kadar, durum devlet için iç açıcıydı. Ne zaman ki Kürdler de futbola merak saldılar işte o zaman futbolun çarkı da dönüverdi. Tabi bu çark dönme örneklerini tarih dilimi içinde Latin Amerika ülkelerin de ve özellikle de İspanya da görmek mümkün.Amedspor-02

Sitemizde yayınlanan bir haberde; ‘Ziraat Türkiye Kupası C Grubu 6. hafta maçında Fenerbahçe ile Amedsportif arasında oynanacak maçta konuk ekip Amedsportif taraftarı alınmayacağı bildiriliyordu. Buna göre Fenerbahçe Klübü kararın İstanbul İl Güvenlik Kurulu Toplantı Kararları kapsamında alındığı açıklamıştı. Geçtiğimiz hafta Konya’da gittiği deplasmanda da Amedspor futbolcuları sahada saldırıya uğramış, ardından takımın otobüsü taşlanmıştı.’

Haber aynen böyle. Çark dönmesi nasıl oluyor, tane tane anlatayım.

Kürdlerin futbolla ilişkisi hep inişli çıkışlı olmuştur. Özellikle de Amed, 1920’lerden itibaren futbolla amatör olarak başlasa da, Amed ilk profesyonel takımına 1968’de Diyarbakırspor’un kurulmasıyla kavuştu. Diyarbakırspor ilk kez 1977’de Türkiye 1. Ligi’ne yükseldi, hatta ikinci sezonunda ligi beşinci sırada bitirmeyi de başardı. Ama sonraki sezon küme düştüler. Bundan sonra birkaç kez 1. Lig’de oynamalarına rağmen, hiçbirinde uzun süre kalamadılar.Amedspor-03

Diyarbakırspora, devlet 1980’lerin sonundan itibaren takıma el attı. Siyasi amaçlar için desteklendi Diyarbakırspor, 1. Lig’de kalabilmeleri için her şey yapıldı. Şaibeli maçlar da oynandı. Hatta bir çok sanatçı trübünlere çıkıp arabesk de okudu, imamlar mevlüt okudu ama nafile olmadı. Ne zaman ki çözüm süreci başladı, Diyarbakırspor birden bire unutulu verildi.

Gerçekten de Diyarbakırspor 2010’da 1. Lig’den düştükten sonra tam anlamıyla baş aşağı gitti. Dört sezonda dört kez küme düşerek taka taklak kendilerini bölgesel amatör ligde buldular. Şimdi Diyarbekirspor ismiyle 3. Lig’de yeniden çıkış yapmaya çalışıyor. Ama ne arabesk söyleyen, nede mevlüt okuyan var, daha önce okumuş olanlar da ortalıkta yok ne hikmetse.

1990’da kurulan Diyarbakır Büyükşehir Belediyespor uzun bir süre kulüp adını Amedspor’a dönüştürmek için uğraştı. Önceki başkan döneminde başlayan bu çaba, şimdiki başkan döneminde sonuca ulaştı. 15 Ağustos’ta da Türkiye Futbol Federasyonu kulübün yeni ismini Amedspor Faaliyetleri Kulübü olarak tescil etti.Amedspor-04

Amedspor maçlarını geçen sezonlar gibi 5 bin kişilik Seyrantepe Stadyumu’nda oynuyor. Bir yandan Diyarbakır’daki yeni şehir stadyumunun inşaatı sürüyor ve tamamlanması da muhtemelen epey bir zamanı bulacak. Amedspor deplasmanlarda takımın kimliğine yönelik protestolarla karşılaştı bolca bu sürede. Hatta bir deplasmanda faşizan sloganlarla oyuncularına saldırıldı. Buna dair devam eden davalar da var. Takımın ismi Amed olunca tepkide doğallaşıyor bazılarınca. Ve Kürdler böylelikle futbol sektörüne de kimlikleriyle girmiş oldular olmasına, ama başlarında da bela hiç eksik olmadı.

Neden isim değiştirdiklerini soruyorum bir yoneticiye: ‘Bir amacımız şehrin antik dönemden beri adı olan Amida’yı vurgulamak. Burada sadece politik değil tarihi bir vurgu var. İkincisi de şehrin kendi takımının ortaya çıkarılması. Çünkü Diyarbakırspor devlet tarafından gözetilen, yönetim kurulu üyeleri buradaki memurlardan oluşan bir kulüptü. Bölgede ve şehirde böyle bir algının olduğunu söylemek lazım. Şimdi biz bunu yıkmak istiyoruz. Son olarak da artık belediyeyle ilgisi bulunmayan bir yapıya sahibiz.Yönetim kurulunda Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nden kimse bulunmuyor. Zaten bizde İstanbul kulüpleri gibi bir yapı da yok. Kararlar bütün yönetimin bir araya gelmesiyle alınır. Tek adam yönetimini benimsemiyoruz. (Bu cümle bugünlerde ‘seni Başkan yaptırmayacağız’ söyleminede tam denk geliyor nedense… Amedspor bir halk girişimi. Büyük ilgi görüyoruz. Belediye takımları tüm Türkiye’de genelde kitlesiz takımlardır. Pek seyircileri olmaz. Ama bizim isim değişikliğiyle beraber ilk günden itibaren şehirde bir sahiplenme oldu. Kulübe gelen bağışlar, sokakta satılan formalar bunun göstergesi. Ayrıca yüzlerce üyesiyle Amedspor için çalışan Barikat taraftar grubunun da çabaları görülüyor’.

Amedspor-05Amedspor forması satmak epeydir bölücük suçu kapsamında görülüyor ne hikmetse…  Bu nedenle bir kaç yerde standları polis tarafindan kaldırıldı. Devlet öfkeli, bayraklarını forma yapmışlar diye Amedspora.

Amedspor’un bir de taraftar grubu var. Barikat. Barikat grubunun bir sözcüsü : ‘Amedspor bizim için yıllardır süren bir özlemdi. Kürdçe isim burada halkın hedeflerinden biriydi. Diyarbakırspor hep iktidara yakın duran bir takımdı. Amedspor’un ise misyonu belli, yurtsever halkın takımı. Barikat’ın merkezi İstanbul. Geçen sezon birçok deplasmana İstanbul’dan gittik. Ve birçok şehirde çok kötü muameleyle karşılaştık. Adeta bir milli maç havası vardı gittiğimiz şehirlerde. Biz 200-300 kişiyle Amedspor tribünlerinden yer alıp holiganizme, cinsiyet ayrımcılığına, şiddete, küfre karşı mücadele etmek, bu yönde eğitimler vermek istiyoruz.” diyor. (Taraftar grubunun ismi daha tehlikeli Barikat. Ne yapsınlar hep saldırılara maruz kaılınca onlarda saldırılara karşı Barikat demiş)

Amedspor bünyesinde futbolun yanı sıra atletizm, briç, masa tenisi, satranç, tekerlekli sandalye basketbol, tekvando ve voleybol dalları da faal. Bazı dalları Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Spor İşleri Dairesi’ne devretmelerine karşın 300’den fazla sporcuları mevcut. Bu sporcuların büyük bölümü Diyarbakırlı gençlerden oluşuyor. Yakın şehirlerden gelen sporcular da var.

Amedspor, Katalanların, FC Barcelonası, Basklıların Atletico Bilbaosu… Amedspor’un her takıma attığı gol, hükümet ve devlet erkanı nedense kendilerine atılmış gol olarak algılıyor artık…